Kaler'in Kalemi
Kaler'in      Kalemi

Kaos

     Rauf ile masada karşılıklı oturuyoruz. Basit bir soru soruyor. Açıklıyorum, anlamıyor. Bir daha açıklıyorum, yine anlamıyor. Üçüncüden sonra sinirlenip "Sen Bilal misin?" diye bağırıyorum. Sakin sakin etrafına bakıyor. "Nereye çıkıp da ezan okuyayım?" diye soruyor. Şaşırıyorum. "Ne dedin, sen?" diyorum. "Bana Bilal dedin ya, işte ezan okumam gerekmiyor mu?" İyice şaşırıyorum. "Nerde öğrendin sen bunu?" diye sorunca "Okulda dinler ünitesi yapmıştık ya işte o zaman kiliseye gittiğimizde öğrendim." diyor. İyiden iyiye şaşırıyorum. Kim söyledi diye soruyorum. "Bizim mahallenin hahambaşı." diyor.

 

     Daha ne olduğunu anlamaya çalışırken, arabanın camına birisi eliyle vuruyor. Park sorumlusu.  İngilizce "Bekleme yapmanın  yasak olduğu yerde bekliyorsunuz. İşte cezanız." diyip elime 60 dolarlık cezayı verip gidiyor. Dur ne diyorsun, ama olur mu falan diyorum ama hiç bakmadan gidiyor.  Arkasından "F...  y..!" diye bağırıyorum. Sonra da "Bugüne kadar hiç demedim. Ama beni mecbur etti. İşte diyiverdim gitti. Beddua ettim." gibi bir şeyler söylüyorum. Aynı anda gözümün önünden Feto, RTE, Egemen, ne hikmetse Nagehan geçiyor. Fırıl fırıl dönüyorlar. Sanki bir fırtına var. O uğultunun içinden, uzaklardan bir yerlerden bir çocuk sesi duyuluyor. Aynı zamanda biri beni hafif hafif sallıyor. Bir müddet sonra fırtına uğultusu bitiyor, çocuk sesi daha yakından duyuluyor. Daha da kuvvetli sallıyor birisi beni.  

 

     Gözlerimi açıyorum, maviş maviş bakan Refik, İspanyolca bir şeyler söylüyor. Kendime gelmeye çalışarak soruyorum ne dediğini. "Hadi kalk." diyor. "Okula geç kalacağız." Gülüyor bana. "İyi de," diyorum "neden İspanyolca söylüyorsun?" Kaşlarını yukarı kaldırıp omuzlarını silkiyor. Sonra da arkasını dönüp koşarak gidiyor.  Şöyle bir bakıyorum etrafıma. "İşte," diyorum kendi kendime, "çocukları İspanyolca öğreten uluslararası okula gönderirsen, paralel evrenlerin birinden öbürüne böyle sürüklenip durursun."

 

     Sonra kalkıp hazırlanıyorum ve çocukları okula bırakıyorum.

 

Bethesda, 21 Mart 2014

 

 

Yazılar sayfasına geri dön.

Print | Sitemap
© İhsan Kaler Hürcan